Bugün tanıştığım Adanalı iş insanı Kadir ağabeyimle yaptığımız güzel bir sohbet sırasında öyle anlamlı bir söz söyledi ki, uzun uzun düşündürdü beni:
“Kısa vadede her şeye tamah eden, kısa vadede büyük mükâfat bekleyenin geleceği hüsrandır.”
Ne kadar doğru ve hayatın içinden bir söz…
Günümüzde bazı insanlar, sabretmeden, emek vermeden ve zaman tanımadan hemen sonuç almak istiyor. Bugünün küçük menfaatini, yarının büyük kazanımının önüne koyuyor.
Oysa hayat kısa hesaplarla uzun gelecekler kurmaya izin vermez.
İş dünyasında da dostluklarda da insan ilişkilerinde de güvenin, itibarın ve başarının bir günde oluşmadığını hepimiz biliyoruz. Bunların her biri zamanla, emekle ve sabırla kazanılıyor.
Kısa vadede kazanmak uğruna yapılan yanlış hesaplar, uzun vadede çok daha büyük kayıplara dönüşebilir.
Bazen insanın önüne bir fırsat çıkar. Önemli olan o fırsata hemen sarılmak değil, “Bu bana bugün ne kazandırır?” kadar “Yarın benden ne götürür?” sorusunu da sorabilmektir.
Kadir ağabeyimin bugün söylediği o söz, aslında hepimize önemli bir ders veriyor:
Tamah etmeden, sabırla ve doğru zamanda yürümek…
Çünkü gerçek başarı, kısa vadede elde edilen kazanç değil; uzun vadede kaybetmeden büyütebildiğiniz değerdir.
Ve unutmayalım:
Kısa vadeli menfaatlerin peşinden koşanlar, çoğu zaman uzun vadeli geleceğini kaybeder.

