Siyasette en kolay yapılan şey, vatandaşa “Canım ağabeyim”, “Kardeşim”, “Dostum” demektir. Zor olan ise o sözlerin gereğini yerine getirmektir.
Çünkü samimiyet, kürsülerde söylenen güzel cümlelerle değil; ihtiyaç duyulduğunda ulaşılabilir olmakla ölçülür.
Bugün bunu üzülerek ifade ediyorum.
Arsuz Belediye Başkanı Sami Üstün’ün sergilediği samimiyet artık bana inandırıcı gelmiyor.
Neden mi?
Çünkü bir dernek başkanı olarak defalarca kendisine ulaşmaya çalışıyor, ancak başarılı olamıyorsam; sıradan bir vatandaşın işinin ne kadar zor olduğunu tahmin etmek hiç de güç değil.
Belediye başkanlığı makamı, halktan uzaklaşma makamı değildir. O koltuk; kibirlenmek için değil, hizmet etmek için vardır.
Sayın Sami Başkan…
Sizi tanıdığımız ilk günlerde daha mütevazı, daha ulaşılabilir bir isim olarak görüyorduk. Bugün ise ister istemez şu soruyu sormak zorunda kalıyoruz:
Sizi değiştiren makam mı, yoksa etrafınızdakiler mi?
Çünkü halkın seçtiği bir belediye başkanı, halkına ulaşılmaz olamaz.
Telefonu çalmayan değil, çaldığında cevap veren yönetici gönüllerde yer edinir.
Unutmayın…
Vatandaşın gönlüne giden yol, protokol kapılarından değil; açık tutulan telefonlardan, cevaplanan mesajlardan ve samimi iletişimden geçer.
Gerçek samimiyet, “kardeşim” demek değil; kardeşinin sesini duyabilmektir.
Takdir kamuoyunundur.
Saygılarımla

