Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

ÇOCUKLARIMIZI TEKNOLOJİ Mİ BÜYÜTÜYOR, BİZ Mİ?

Okulların açılmasına sayılı günler kaldı.Evlerde yeniden o tanıdık telaş başladı.Eksik

Okulların açılmasına sayılı günler kaldı.Evlerde yeniden o tanıdık telaş başladı.Eksik defterler tamamlanıyor, kalemler alınıyor, çantalar hazırlanıyor. Bir yandan da anne babaların zihninde aynı sorular dolaşıyor: Bu yıl nasıl geçecek, dersleri nasıl olacak, biraz daha düzenli çalışabilecek mi?Benim aklımda ise bütün bunların yanında başka bir soru var.Çocuklarımız bu yıl okulda neler öğreneceklerinden çok, hayatı kimden öğrenecek? Çünkü artık çocukluğun önemli bir bölümü okulda ya da sokakta değil, ekranın karşısında geçiyor. Bir zamanlar arkadaşlarımızı görmek için kapısını çaldığımız evlerin yerini mesajlar, sokakta oynadığımız oyunların yerini çevrim içi oyunlar, merak ettiğimiz bir şeyi öğrenmek için açtığımız kitapların yerini birkaç saniyede karşımıza çıkan videolar aldı.Üstelik bunu yalnızca çocuklar yapmıyor.Bazen aynı masada oturup birbirimizle konuşmak yerine hepimiz kendi ekranımıza bakıyoruz.Çocuğumuza telefonu bırakmasını söylerken elimizdeki telefonu bırakmadığımız anlar oluyor. Belki de bu yüzden teknoloji meselesi, sandığımız kadar çocuklarla ilgili bir mesele değil.Biraz da bizimle ilgili.Teknolojiye karşı değilim.Aksine, doğru kullanıldığında hayatı kolaylaştıran, öğrenmeyi hızlandıran, dünyayı küçülten büyük bir imkân olduğunu düşünüyorum.Yapay zekâdan sosyal medyaya kadar önümüzde bambaşka bir dünya var artık.Çocuklarımızı bu dünyanın dışında tutamayız.Ama içinde kaybolmamalarını öğretmek zorundayız.Çünkü bir çocuğun sadece matematik bilmesi, yabancı dil öğrenmesi ya da teknoloji kullanabilmesi yetmiyor. Sıkılabilmeyi de bilmesi gerekiyor. Beklemeyi, dinlemeyi, yüz yüze konuşmayı, bir kitabın birkaç sayfasında sabırla kalabilmeyi…Belki de en önemlisi, kendi kendisiyle kalabilmeyi.Bu yüzden okullar açılırken çocukların çantalarına koyacaklarımız kadar, onların hayatından neleri çıkaracağımızı da düşünmeliyiz.Belki biraz ekran süresini…Ama daha çok da ekranın aldığı zamanı geri vermeliyiz.
Çünkü çocuklarımızın elinden telefonu almakla onları hayata hazırlamış olmayacağız.Onlara telefondan daha güzel bir hayat gösterebilirsek, asıl o zaman bir şeyleri değiştirmiş olacağız.Ve belki yıllar sonra çocuklarımızın hatırlayacağı en güzel şey, hangi telefonu kullandıkları değil; bizim onlarla aynı masada ne kadar uzun oturduğumuz olacak.