2021 Tüm Emekli Sen İskenderun Şubesi ve Cumhuriyet Halk Partililerden ortak açıklama;
“Bu karar hukuki değil Siyasidir”
Bugün Türkiye’de hukuk askıya alınmış, demokrasi açık biçimde hedef alınmıştır, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek uygulamalardan birine daha tanıklık ediyoruz. Halkın iradesini temsil eden Cumhuriyet Halk Partisi’ne polis zoruyla müdahale edilmesi, siyasal alanın baskıyla dizayn edilmeye çalışılması ve muhalefetin sindirilmek/susturulmak istenmesi; anayasal düzene, demokrasiye ve millet iradesine karşı yapılmış ağır bir saldırıdır. Bu girişim yalnızca bir siyasi partiye değil; milyonlarca yurttaşın sandıkta ortaya koyduğu iradeye yönelmiş açık bir müdahale olduğunu açıkça bellidir. Demokratik toplumlarda iktidar değişimi sandıkla olur; baskıyla, tehditle, yargının siyasallaştırılmasıyla değil.

“Mutlak butlan” adı altında alınan, hukuki temelden yoksun ve siyasi saiklerle şekillendiği açık olan karar; yalnızca bir partiye değil, milyonlarca yurttaşın oyuna ve demokrasiye vurulmak istenen bir prangadır. Hukukun üstünlüğünü yok sayan, yargıyı siyasetin sopasına dönüştüren bu anlayışı reddediyoruz. Bu kararı tanımıyoruz, kabul etmiyoruz. Çünkü meşruiyetini halktan almayan hiçbir girişimin demokratik düzende yeri yoktur. Bizler bu kararı meşru görmüyor, halk iradesini yok sayan hiçbir anlayışı kabul etmiyoruz. Yargıyı sopa olarak kullanan AKP’ye ve saray yargısına boyun eğmiyoruz, eğmeyeceğiz.

Bugün yaşananlar bir hukuk uygulaması değil; açık bir siyasi operasyondur. Sandıkta yenemediğini yargı eliyle tasfiye etmeye çalışanlar, Siyasi mücadele alanını polis barikatlarıyla dizayn etmeye çalışanlar bilmelidir ki; Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden doğan halkçı ve demokratik mücadele susturulamaz. Halkın umudunu büyüten, milyonların değişim talebini örgütleyen bir siyasi hareketi baskılarla durdurmaya çalışanlar, tarihin hiçbir döneminde başarılı olamamıştır. Bu ülkenin onurlu yurttaşları iradesine sahip çıkacaktır. Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden beslenen halkçı mücadele ne polis barikatlarıyla durdurulabilir ne de baskıyla susturulabilir.
Bugün hedef alınan yalnızca bir genel başkan ya da bir parti değildir. Hedef alınan; halkın değişim iradesi, adalet talebi, demokrasi özlemi ve umududur. Bu nedenle yaşananları açık bir demokrasi darbesi olarak değerlendiriyoruz.
Bu süreçte gece gündüz demeden emek veren, halkın umudunu büyüten ve Cumhuriyet’i yeniden halkın iktidarıyla buluşturma mücadelesini kararlılıkla sürdüren Genel Başkanımız Özgür Özel’in yanında olduğumuzu güçlü biçimde ifade ediyoruz. Halkın desteğiyle büyüyen bu yürüyüşü hiçbir baskı, hiçbir hukuksuzluk durduramayacaktır. Çünkü bu mücadele yalnızca bir kişinin ya da bir partinin değil; emeğin, adaletin, özgürlüğün ve halkın mücadelesidir.

Cumhuriyet’e, demokrasiye ve halk iradesine inanan herkesi; hukuksuzluğa karşı ortak ses yükseltmeye, dayanışmayı büyütmeye ve demokrasi mücadelesine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki; halkın iradesi, sarayların ve baskı düzenlerinin çok üzerindedir. Türkiye mutlaka demokrasiyle, hukukla ve halkın ortak vicdanıyla yeniden nefes alacaktır.
Buradan açıkça söylüyoruz: Baskıyla, korkuyla ve hukuksuzlukla ayakta kalmaya çalışanlar kaybedecek; halk kazanacaktır. Saray düzeni ne yaparsa yapsın, halkın yükselen iradesinin önünde duramayacaktır.

Türkiye’nin dört bir yanında büyüyen değişim talebi artık geri döndürülemez bir noktaya ulaşmıştır. Halkın iktidarı geliyor / Karanlığı dağıtan umut büyüyor / Adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün Türkiye’si mutlaka kurulacak.
Ve o gün geldiğinde; kazanan bir avuç ayrıcalıklı değil, bu ülkenin emekçileri, gençleri, kadınları, emeklileri, yani halkın ta kendisi olacaktır. Çünkü hiçbir güç, örgütlü halkın iradesinden daha büyük ve üstün değildir. DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ. KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ…

